YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6592
KARAR NO : 2023/10074
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/109 Esas, 2015/522 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2015 tarihli ve 2014/6598 Soruşturma, 2015/658 Esas, 2015/633 numaralı İddianamesiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, … hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, …, … ve … hakkında ise aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbikine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/522 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ayrıca sanıklardan … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın 27.02.2003 ilâ 02.02.2007 tarihleri arasında … Ziraat Odasının (Oda) Yönetim Kurulunda görev yaptığı, ihbar ve şikayet tarihinin sanığın görev yapmasından sonraki bir tarihe isabet ettiği, … …’ın sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri nedeniyle sanığa kusur atfedilemeyeceği, 02.02.2007 tarihinden sonraki hiçbir eylemde sanığın sorumluluğunun bulunmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle müvekkili hakkında kurulan hükmü bozulması talebiyle temyiz etmiştir.
B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlemediği, … …’ın genel sekreterlik yaptığı, emekli olduğu ve ikramiye aldığı dönemde yönetici olmadığı, hakkında beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü bozulması istemiyle temyiz etmiştir.
C. Sanıklar …, … Ve … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
… …’ın genel sekreter olarak görevlendirilmesinin mevzuata uygun olduğu, oda yönetim kurulu üyesi olan sanıkların genel sekreterin atanması, görevden alınması ve disiplin işlemleri yapma hususlarında görevlerinin bulunmadığı, bu görevlerin Oda meclisine ait olduğu, … … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın mahiyeti itibarıyla hüküm niteliğinde olmadığı, bu nedenle tazminatsız iş akdinin feshinin hukuka uygun olmayacağı, sanıkların görev sürelerinin 2012 yılında sona erdiği, … …’ın ise 2014 yılına kadar görev yapmaya devam ettiği ve maaşının Oda’nın yeni yönetimi tarafından ödendiği, sanıkların işlemlerinden doğan bir kamu zararının bulunmadığı, ödenen kıdem tazminatı konusunda Oda ile bir hukuki uyuşmazlığın bulunduğu ve hukuk davasının devam etmekte olduğu, suç tarihinin kararda hatalı gösterildiği, sanıkların suç işleme
kastlarının bulunmadığı, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle müvekkilleri hakkında kurulan hükümleri bozulması talebiyle temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların … Ziraat Odasının farklı tarihlerdeki yönetim kurulu üyesi oldukları, Oda’nın eski genel sekreteri olan … …’ın yeterli koşulları taşımamasına rağmen suç tarihlerinde haksız olarak genel sekreterlik görevine getirildiği, bu kapsamda; sanıklardan … ve …’ın, … …’ın Oda genel sekreteri olarak atanması ve görev süresinin uzatılması kararlarında imzalarının bulunması suretiyle, sanıklardan …, …, … ve …’in, … …’ın Oda genel sekreteri olarak görev süresinin uzatılmasına dair 29/05/2006 tarihli ve 156 sayılı yönetim kurulu kararını imzalamak suretiyle keza sanıklar …, … ve …’in 2007 ilâ 2012 tarihlerinde … …’ı hukuka aykırı olarak Oda genel sekreteri olarak görevde tutmak suretiyle 29.05.2006 ilâ 15.02.2014 tarihleri arasında … …’ın haksız olarak genel sekreter olarak görevlendirilmesine ve … …’a haksız yere ödeme yapılmasına sebebiyet verdikleri ayrıca sanıklar …, … ve …’in, … … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/114 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yürütüldüğünü bilmelerine rağmen gerekli disiplin soruşturmasını yapmamaları, görevinden el çektirmemeleri ve haksız yere … …’a Oda tarafından kıdem tazminatı ödenmesine sebebiyet verdikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Sanıklardan …’in 11.02.2011 tarihinde, … ve …’ın ise 02.02.2007 tarihinde Oda’nın yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği, buna göre … yönünden son suç tarihi olan 11.02.2011 tarihinden, … ve … bakımından ise son suç tarihi olan 02.02.2007 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1.Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık …’in yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, suç tarihlerinde ziraat odası yönetim kurulu üyesi olan sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.Sanık …’in hükümden sonra 25.07.2020 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Hükümlerin bozulmasını gerektirmiştir.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/522 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’in temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar …, … ve … hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/522 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.