Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7329 E. 2023/1179 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7329
KARAR NO : 2023/1179
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2015 tarihli ve 2015/11151 Soruşturma, 2015/4141 Esas, 2015/3465 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 151 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/371 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin 09.05.2016 havale tarihli dilekçesi; suç vasfının yanlış tayin edildiğine, verilen cezanın ertelenmesinin ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin 10.05.2016 havale tarihli dilekçesi; sanığın eylemi ile katılanın uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Otomotiv Gayrimenkul ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi olan katılan …’nin Beyoğlu 13. Noterliğinin 12.03.2015 tarih ve 2605 sayılı vekaletnamesi ile şirketleri adına trafikte kayıtlı 34 VR 1611 plakalı Audi marka aracı Ümit Menteşe isimli kişiye satılması için …’e vekalet verdiği, …’in ise bu aracı yetkisi olmadığı halde Denizli 4. Noterliğinin 12.03.2015 tarih ve 5521 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile …’e sattığı, Denizli 4. Noterliğinde başkatip olarak çalışan sanık …’nin söz konusu vekaletnamede yetki verilmediği halde bu işlemi yaparak katılanın mağduriyetine neden olduğu iddia ve kabul edilerek sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, noter başkatibi olan sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/371 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.