Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7654 E. 2022/10287 K. 13.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7654
KARAR NO : 2022/10287
KARAR TARİHİ : 13.09.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 2021/7859, 2018/7428 ve 2021/6445 Esas sayılı davaları ile temyize konu bu dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, borçlu Bildik Basın Yayın İletişim Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2011/8052 Esas sayılı takip dosyası üzerinden alacaklı katılan şirket vekili sıfatıyla yaptığı icra takibinde, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiği 26/05/2010 tarihinden itibaren, dosyada 24/06/2011 tarihli takibin yenilenmesi işlemi dışında, herhangi bir işlem yapmayarak alacağın tahsilinin gecikmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında katılan ile şirketlerine yönelik aralarında düzenlemiş oldukları danışmanlık hizmet sözleşmesine göre dosyayla ilgili gerekli bilgilendirmeleri e-mail ortamında katılan ve katılan şirketin genel müdürüne gönderdiğini, bu kapsamda takibe konu alacakla ilgili olarak borçlu şirketin ödeme durumunun olmadığını ve yapılacak takip masraflarının alacak miktarından çok fazla olması hususlarını birlikte değerlendirerek alacağın şüpheli alacak olarak muhasebeye gider olarak kaydedilmesi için öneride bulunduğunu ve katılanın şikayet tarihine kadar olan dönemde bu konuya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca sözleşme gereğince danışmanlık hizmeti dışında kalan icra ve dava takiplerinin yapılması için avans verilmesi gerektiğini ancak kendisine bu konuda herhangi bir ödemede bulunulmadığını beyan etmesi ile katılanın sanığı danışmanlık ve vekalet ücretlerine dair ihtarname göndermesinden sonra şikayet etmesi hususları hep birlikte nazara alındığında, tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3 ve CMK’nın 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 13/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.