YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7805
KARAR NO : 2023/8488
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/816 Esas, 2016/519 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2015 tarihli ve 2015/56536 Soruşturma, 2015/37933 Esas, 2015/31784 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/816 Esas, 2016/519 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosya arasında bulunan raporlar arasında çelişki bulunduğuna, bu çelişkiler giderilmeden mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna, ayrıca müvekkilinin diş çekim işlemi ile katılanın dişinde sonradan meydana gelen sonuç arasında illiyet bağının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İzmir Eğitim Diş Hastanesinde diş hekimi olarak görev yapan sanığın, katılana ait diş çekim işlemi ile ilgili görevinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek katılanın mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece; sanığın diş çekimini gerçekleştirmeden önce dişle ilgili röntgen çekimi istemediği, röntgen çekilmiş olması durumunda diş kökleri ve sinüs arasındaki yakın ilişkinin görülebileceği ve diş çekimi sonrasında oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilebileceği hususları ile dosya arasında bulunan raporlar gözetildiğinde, sanığın görevinin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak katılanın mağduriyetine sebep olduğu kabul edilerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına nazaran ön inceleme aşamasında bilirkişi olarak görüşüne başvurulan Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Dt. …’ten alınan görüş ile hükme esas alınan 12.05.2016 tarihli bilirkişi raporu içerik itibarıyla ihtimallere dayandığından, anılan raporların hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığının anlaşılması karşısında; sanık tarafından diş çekim işleminin öncesinde ve sonrasında yapılması gereken tedavi işlemleri ve dişin çekildiği sol üst çenede oluştuğu belirtilen fistül ile katılanın ameliyat edilmesi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve katılana uyguladığı tedavi süreciyle ilgili sanığa bir kusur atfedilip atfedilemeyeceği hususlarında Adli Tıp kurumundan rapor aldırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/816 Esas, 2016/519 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.