YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7991
KARAR NO : 2023/9171
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/940 Esas, 2016/633 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, suçtan zarar gören vekili, katılan
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/633 sayılı Kararının, sanık müdafii, suçtan zarar gören vekili ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen … ve Sağlık Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, ayrıca katılan …’ın yüzüne karşı verilen hükme yönelik 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık süreden sonra talepte bulunduğu ve dilekçesinin temyiz iradesi taşımadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.12.2015 tarihli ve 2015/1562 Soruşturma, 2015/788 Esas, 2015/788 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/633 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Acıpayam ilçesi, Yeşilyuva mahallesinde bulunan Aile Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapan sanık hakkında aynı yerde eczanesi bulunan ve tanık olarak dinlenen …’in babası …’in şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın yine aynı yerde eczanesi bulunan …’na Aile Hekimliği Bilgi Sistemi şifresini vererek iş yerinde bulunmadığı bir saatte bu kişinin kendisine ait Aile Sağlığı Merkezindeki bilgisayarından Dudu Yılmaz isimli şahsa daha önceden raporu bulunan ilaçları yazmasına izin verdiği, yazılan reçete ile ilaçların …’e ait eczaneden alındığı, bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilerek açılan davada; sanığın üzerine atılı suçun sübutu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında, idari soruşturma evrakı arasında bulunan Dudu Yılmaz’ın eşi Selahattin Yılmaz’ın ifadesinde, yazılan ilaçların önceden alınmış sağlık kurulu raporuna istinaden aile hekiminin yazacağı reçete ile alınabilen ilaçlar olduğu belirtilmesine rağmen bu hususta bir araştırma yapılmaksızın, eylemi neticesinde hangi ilaçların verildiği belirlenmeden ve kamunun zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama biçimindeki objektif cezalandırma koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmişse ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine hükmolunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/633 sayılı Kararına yönelik Sağlık Bakanlığı vekilinin ve …’in temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/633 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.