Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/4669 E. 2023/11734 K. 29.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4669
KARAR NO : 2023/11734
KARAR TARİHİ : 29.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/388 Esas, 2022/70 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2013 tarihli ve 2013/34954 Soruşturma, 2013/15286 Esas ve 2013/968 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2013 tarihli ve 2013/135 Esas, 2013/148 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/373 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
4. Sanık hakkındaki hükmün müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/448 Esas, 2021/2540 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmasına karşın yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu ve uygulamaya yönelik sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde temyize konu 22.02.2022 tarihli ve 2021/388 Esas, 2022/70 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, müvekkilinin gerekli davaları açtığı, katılanların sanığa eksik ve yanlış bilgi verdikleri, bilirkişi raporunun eksik inceleme yaptığı, sanığın katılanlardan aldığı paraların avukatlık ücreti değil dava masrafı olduğu, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle sanık hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Davacı … tarafından …, … mevki, 26 pafta, 5834 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 208 metrekare yeri kullanan Cebrail Poyraz aleyhine ecrimisil davası açıldıktan sonra söz konusu parseldeki diğer kısımları kullanan ancak tapuları bulunmayan katılanlar …, …, …, …, …, … ve … ile …’in eski, …’un hâlen başkanı oldukları … Köyü Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinin vekilliğini üstlenip, … aleyhine tapu iptali ve tescil davası açılması için vekâlet ücreti karşılığı her bir katılandan ayrı ayrı 1.500,00 Türk lirası almasına rağmen gereğine tevessül etmeyerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, hükmün gerekçe bölümünde “şartların bulunmaması nedeniyle” ve hüküm fıkrası bölümünde “sanığın sabıkalı oluşu nazara alındığında” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/279 Esas, 2011/184 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararı yönünden Mahkemesine ihbarda bulunulmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/388 Esas, 2022/70 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.