YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16645
KARAR NO : 2011/1059
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün …’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı idare vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 25.01.2011 günü temyiz eden davacı vekili ile davalı idare vekilinin yüzlerine karşı; duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
… Vadisi 1, 2, 3, 4 ve 5. … ilişkin Konut ve Çevre Geliştirme projesi kapsamındaki 1, 2 ve 3. … çalışmalarının tamamlanıp hayata geçirildiği 4 ve 5. … uygulaması nedeniyle dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgede fiilen çalışmaların başladığı, bu plan kapsamında kalıp da anlaşma sağlanan şahıslara ait tüm konutların ve dava konusu taşınmazların etrafındaki yapı ve muhtesatların da yıkıldığı, bu alan içinde inşaat ve hafriyat çalışmalarının devam ettiği, muhtelif yerlerde şantiyeler kurulduğu, yapılan yıkımlar nedeniyle yolların, telefon ve elektrik hatlarının tahrip edildiği, bölgenin topografik yapısının bozulduğu, dava konusu taşınmazlardan yararlanma ve kullanma olanağının ortadan kalktığı, bu nedenle dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Belirtilen nedenlerle, projenin bir bütün olduğu, davacılara ait taşınmazların da imar uygulamasına tabi tutularak … Vadisi 4 ve 5. … Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde kaldığı anlaşıldığından, mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin, ikisi teknik ve birisi de mahalli olmak üzere üç kişiden oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tesbit edilmesinde, bedelinin davalı idareden tahsiline ve ayrıca el atılan taşınmazın, davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Hükmedilen bedelin tamamı için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, sadece dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden faize karar verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki (10.000,00-TL’sine) rakamlarının çıkartılmasına, yerine (hükmedilen bedele) kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, aşağıda yazılı kalan onama harcının davalı idareden alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 825,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 25.01.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ-
24.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5998 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde değişiklik yapılmış ve sözü edilen maddenin 8. fıkrası ile;
“…Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir.” hükmü getirtilmiştir.
… Büyükşehir Encümeninin 30.12.2010 gün ve 2357/5949 sayılı kararı ile uygulamaya başladığı anlaşıldığından öncelikle dosyanın geri çevrilerek, davacılara ayrı ada ve parselde imar hakkı verilip verilmediğinin … Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorulduktan sonra, alınacak cevap sonucuna göre karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan, Dairemiz sayın çoğunluğunun düzeltilerek onama kararına iştirak etmiyoruz.