YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6261
KARAR NO : 2011/15431
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 günü temyiz eden davacı vekili Av….’in yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmaza el atılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol ve yeşil alanda kaldığı, taşınmazın diğer paydaşları olan …ve arkadaşları tarafından davalı idarece taşınmaza fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası açıldığı, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/40-254 sayılı kararıyla yapılan yargılama sonucunda, taşınmaza, davalı idare tarafından özel mülkiyetteki diğer parsellerle birlikte yol kenarındaki yamaçlarda toprak erozyonunu önlemek amacıyla yer örtücü çiçekler ve çalı bitkilerinin dikilerek peyzaj yapılmak suretiyle el atıldığının tespit edildiği ve bedeline hükmedilerek davalı idareden tahsili ile taşınmazın davacıların hisseleri oranında idare adına tesciline karar verildiği, bu kararın Dairemiz denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar halen el atma bulunmasa dahi, daha önce taşınmaza fiilen el atıldığı hususu tartışmasız olduğundan, davaya konu taşınmaz imar planında yol ve park alanından çıkarılmadıkça bedelinin tahsili gerekeceğinden işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 825,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.