Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/10263 E. 2012/15583 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10263
KARAR NO : 2012/15583
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekili ile davalılar yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiş,
Davacı idare vekilinin temyize ilişkin dilekçesi 15 günlük temyiz süresi içerisinde verilmediğinden HUMK.’nun 432. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karar tekrar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
H.U.M.K.’nun 432. maddesine göre verilecek nihai kararlara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesi süre geçtikten sonra verildiğinden, dilekçenin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlit görülmemiştir.
Davalıların temyizine gelince;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Dava konusu taşınmaza değer biçilirken şirketlerce yapılan taşınmaz alımları değer biçmede esas alınmıştır.Şirketlerin ticari rekabet nedeniyle yapmış oldukları alımlar özel amaçlı olup, emsal olarak kabul edilemez.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalıların temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.