Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/11296 E. 2012/18084 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11296
KARAR NO : 2012/18084
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan, emsal olarak gösterilen satışlardan bir kısmının emsal olarak değerlendirilmeyeceği, bir kısmının ise fikir verici emsal olarak değerlendirileceği belirtilmek suretiyle bölgedeki piyasa alım satım rayiçlerinden de söz edilerek değer biçilmiştir.
Bu nedenle, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleriiçin imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmaza acele el koyma nedeniyle açılan tespit dosyasında taşınmazın 2981 sayılı kanunun 10/c maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sonucu oluştuğu belirtildiği gibi, bilirkişi kurulunca da taşınmaz imar parseli olarak değerlendirildiği halde, iş bu dava dosyasında … Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 25.11.2010 tarihli yazısında taşınmazın bulunduğu bölgede imar planının bulunmadığı 01.12.2010 tarihli yazısında da imar parseli veya imar sahası içinde kalmakla birlikte, imar planı bulunmadığından kadastro parseli olduğu ve imar planının bulunmadığı bildirilmiştir. Bu husustaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.