YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11369
KARAR NO : 2012/17819
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki daha önce kamulaştırılan ve taş ocağı olarak idare adına tescil edilen bilahere kadastro tespiti sonucunda yeniden özel kişiler adına tapu oluşturulan taşınmazın kaydının iptali ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, daha önce kamulaştırılan ve taş ocağı olarak idare adına tescil edilen bilahere kadastro tespiti sonucunda yeniden özel kişiler adına tapu oluşturulan taşınmazın kaydının iptali ile idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre davacı idarenin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 1980 yılında kamulaştırılarak davacı idare adına tescil edildiği, daha sonra bu yerin 1995 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında özel kişiler adına tespiti yapılarak itiraz edilmemesi nedeniyle kadastro tutanağının 14.12.1995 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kanunun 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin 3. fıkrası hükümlerine göre kadastrosu yapılan taşınmazlarla ilgili olarak bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı ve bu hükmün devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda da uygulanacağı hükmü, Anayasa Mahkemesinin 02.06.2011 tarih ve 2009/31 esas, 2011/77 sayılı kararı ile iptal edilmişse de; dava konusu taşınmazın tescile tabi yerlerden olduğu nazara alındığında, kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolduktan sonra açılan davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.