YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11957
KARAR NO : 2012/16052
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ve kamulaştırılan taşınmaz baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki hususlar dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, tespit edilen bu bedelden enkaz bedelinin indirilmesi suretiyle ağaç bedelleri yönünden aza hükmedilmesi,
2-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri gözönünde bulundurulduğunda, gelir metoduna göre belirlenen bedele % 20 oranında objektif değer artırıcı unsur ilavesi suretiyle değerinin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Resmi kuruluşların yargı harcından bağışık tutulabilmesi için özel kanunlarında yargı harcından muaf olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Diğer harçlardan bağışık tutulma yargı harcının kapsamaz.
Bu nedenle, davacı idareden harç alınmasına karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.