Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/12587 E. 2012/18100 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12587
KARAR NO : 2012/18100
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve karşı dava olarak açılan 2942 sayılı Yasanın 38. maddesine dayanan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar-(karşı davalı) … vd. ile davalı-(karşı davacı) idare vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; davacılar-(karşı davalı) … vd. ile davalı-(karşı davacı) idare vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15/4 maddesi gereğince bilirkişi kurulu, kamulaştırmaya konu olan yerine cins ve niteliğine göre, üçü odalar listesinden, ikisi de idare kurulu listesinden seçilmek siretiyle beş kişiden oluşur. Mahkemece bu usule uyulmadan, sadece inşaat bilirkişisinden alınan rapora göre hüküm kurulması,
2) Yargılama usulüne ilişkin hükümlerin derhal yürürlüğe girmesi ve uygulanması esastır. Bu kural, yeni düzenlemeler yürürlüğe girdiği sırada derdest bulunan davalar hakkında da uygulanır. Bunun istisnaları da 6100 sayılı HMK.nun geçici 1, 2 ve 3. maddelerinde açıkça sayılmıştır. Söz konusu yasa gereğince davacı açıkça fazlaya dair haklarından feragat etmedikçe geri kalan kısmi bedeli isteme hakkına sahiptir.
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarında dava açmadan önce bedelin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olamayacağından, davacının dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmaması dava dışı tutulan kısımdan feragat edeceği anlamına gelmez.
Bu nedenle, davacının ıslah ettiği miktar da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle dava dilekçesinde talep edilen miktarla bağlı kalınarak karar verilmesi,
3) Kamulaştırmasız el atılan ve bedeline hükmedilen bölümde tapusu iptal edilecek muris veya davacı tapu maliklerinin isimlerinin açıkça belirtilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar-(karşı davalı) … vd. ile davalı-(karşı davacı) idare vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde temyiz eden davacıya iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.