YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14823
KARAR NO : 2012/21291
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama bağ niteliğindeki taşınmaza net üzüm geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Zirai üretim tekniğine göre kapama bağın üretim giderlerinin brüt gelirinin 1/3 ünden az olamayacağı, bu hususun İlçe Tarım Müdürlüğü verilerinde de kabul edildiği gözetilmeden, masrafları daha az kabul eden bilirkişi raporu esas alınarak fazla bedele hükmedilmesi,
2-Kamulaştırılan taşınmazın baraj gölü suları altıda kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/C maddesi gereğince, tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Resmi kuruluşların yargı harcından bağışık tutulabilmesi için genel bütçeye dahil idareler arasında yer alması veya özel kanunlarında yargı harcından muaf olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Diğer harçlardan bağışık tutulma, yargı harcını kapsamaz.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 662 sayılı K.H.K.’nın 58. maddesi uyarınca genel bütçeli idareler arasından çıkartılarak özel bütçeli idareler arasına alınmıştır. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi hükmünden kaynaklanan yargı harçlarından muaf değildir.
Bu nedenle davacı idareden karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.