YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3755
KARAR NO : 2012/9735
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitinden önce kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ileidare adına tescili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 07.10.2010 gün ve 2010/11428 Esas – 2010/16652 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın reddine dair verilen hüküm Dairemizce onanmış, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik hükümlerine göre on yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de;
Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih ve 2009/31 esas ve 2011/77 sayılı kararı ile 5841 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlenin iptali ve iptal kararının Resmi Gazetede ilanına kadar yasanın yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, kararın yasal dayanağı kalmayan hükmün bozulması gerektiği anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.10.2010 gün ve 2010/11428-2010/16652 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan inceleme sonucunda;
Dava Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan delil ve belgelere göre; dava konusu yerin bir kısmının daha önce kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuş olan kamulaştırma sahasında kaldığı anlaşılmış olup, kamulaştırma sonrası geçen kadastro çalışmaları sonrası bu yerin hükmen, davalı adına tescil edildiği ve; kamuya ait bu yer için 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından,davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.