Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/5092 E. 2012/10830 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5092
KARAR NO : 2012/10830
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan kayyım … vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemce davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar kayyımı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan, emsal karşılaştırması yapılmadan, dava konusu taşınmaza soyut ve genel ifadelerle değer biçilmiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın yol olarak kamulaştırılan bölümünün tapudan terkini, yol dışında kalan kısmının idare adına tescili yerine, tamamının davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi,
3-… Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.05.2005 gün 2005/88-447 sayılı kararı ile davalılara kayyım atandığından, bloke edilen bedelin kayyım adına açılacak vadeli hesaba yatırılması gerekirken, davalılara ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle H.U….nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.