YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5636
KARAR NO : 2012/10256
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza, aynı mahalle ve adada bulunan üç emsal irdelenmek suretiyle bedel tespit edilmiş ise de; 5. sıradaki emsalin fiyatı, kamulaştırma suretiyle oluştuğundan; 4 nolu emsal; imar parseli olmasına rağmen satış değeri çok düşük olduğundan değerlendirmeye esas alınamaz. İncelenen 3 nolu emsal de, dava konusu taşınmaz gibi kadastro parseli olmasına rağmen, endekslemek suretiyle tespit edilen bedelinden % 40 düzenleme ortaklık payı indirildiğinden, yapılan inceleme yeterli değildir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın tesciline ilişkin hüküm fıkrasında mahalle isminin… yerine …olarak yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.