Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/6459 E. 2012/11828 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6459
KARAR NO : 2012/11828
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapıya resmi birim fiyatları uygulanıp, yıpranma payı da düşülerek bedel tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Zemin bedelinin tespitine gelince;
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmişse de, rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
Bilirkişi kurulunca hükme esas alınan raporda somut emsal olarak kabul edilen … mahallesi 198 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz serbest satış olmayıp, kesinleşen mahkeme kararıdır. Bu sebeple bu taşınmaz emsal olarak değerlendirilemeyeceği gibi, emsal alınan 198 ada, 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin aynı mahkemenin 2003/367 esas sayılı dosyasında dava tarihi 24.09.2003 olduğu ve taşınmazın metrekaresine bu tarih itibari ile 600 TL. bedel belirlendiği ve verilen kararın kesinleştiği halde, bu taşınmazın bitişiğinde bulunan dava konusu taşınmazın metrekaresine aradan geçen yedi yıla rağmen bu kez 07.06.2010 tarihi itibari ile 604 TL. metrekare birim bedel belirlendiğinden rapor inandırıcı değildir. Bu itibarla;
Taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.