Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2013/25910 E. 2014/9124 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25910
KARAR NO : 2014/9124
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 30.08.1997 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma işlemlerinin davacıların murisine Kamulaştırma Kanununun 7.maddesinde sayılan yerlerden usulüne uygun adres araştırması yapılmaksızın 05.05.2001 tarihinde Yeni Asya Gazetesinde yapılan ilan yoluyla tebliğ edildiği, yine davacıların murisi aleyhine Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi uyarınca davalı idare adına tesciline ilişkin açılan Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1525 esas-2002/1055 karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın tamamının davacı idare adına tesciline karar verildiği, söz konusu dava dosyasında kararın davacıların murisi …’a ilanen tebliğ edilerek 13.06.2003 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Hem kamulaştırma işlemleri hem de tescile ilişkin kararın ilanen tebliğ edildiği tarih itibariyle davacıların murisi ölü olup yapılan tebligatlar geçersizdir.
Bu durumda; adı geçen murisin nüfus kayıtlarından tespit edilebilecek mirasçılarına kararın tebliğ edilerek kesinleştirilmesi gerekirken, Tebligat Kanununun 28. maddesinde belirtilen şekilde araştırma yapılmaksızın ölü kişilere yapılan ilanen tebligat geçerli sayılmak suretiyle kararın usulsüz olarak kesinleştirildiği belirlenmiştir.

…/…

-2-

Her ne kadar, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinde; 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16. ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır hükmü getirilmiş ise de; dava konusu taşınmazdaki davacılar murislerinin paylarının, 17. maddeye göre Hazine adına tescil edilmesine ilişkin mahkeme kararı usulsüz olarak kesinleştirildiğinden 6487 sayılı Yasa ile eklenen geçici 7. maddenin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Kamulaştırma Kanununun 25. ve 13.maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Bu nedenle, davacılar açısından, geçerli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceğinden, usul ve yasaya uygun düzenlenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 01.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.