Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2014/11174 E. 2014/20716 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11174
KARAR NO : 2014/20716
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR OLUNAN: …

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 24.02.2014 gün ve 2013/20239 Esas – 2014/4636 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davanın reddine dair karar davacılar vekilinin temyizi üzerine dairemizce onanmış bu karara karşı davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu taşınmazın 22.07.1983 tarihli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Belgesi uygulama imar planında yeşil alan olarak belirlendiği, ancak taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiş olup,
Davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerekirken yazılı gerekçelerle onandığı anlaşılmakla,
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.02.2014 gün ve 2013/20239-2014/4636 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, davacılardan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.