YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11644
KARAR NO : 2014/17142
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2012
NUMARASI : 2012/312-2012/549
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, davaya konu Tuzla Taşlıbayıraltı 1108 parselide kapsayan bölgede T.. B..nın 1958 tarihli Encümen kararına istinaden yapılan imar uygulaması sonucunda 1108 parsel sayılı taşınmazdan 176,40m² DOP düşüldükten sonra kalan 336,60m² yer için 3562/8, 6245/3 ve 6248/1 imar parsellerinde davacının malik kılındığı, ancak imar uygulamasının İstanbul 6. İdare Mahkemesinin kararı ile iptal edilmesi üzerine geri dönüşüm işlemleri sağlandıktan sonra Belediye Encümenince alınan 11.04.2006 tarih ve 260 sayılı kararı ile 2. kez imar uygulaması yapıldığı ve davaya konu 1108 parselden 41,15m² DOP kesildikten sonra kalan 471,85 m²’nin bedele dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.
Yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazın DOP kesildikten sonra kalan bölümü bedele dönüştürülmüş olup hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan,
Davacıya talebi açıklattırılarak bedele dönüştürme işlemine dayanarak imar uygulamasını yapan idare T.. B.. olup, husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiği de dikkate alınarak işin esasına girilip,
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uyalanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır” hükmü getirtilmiş olup,
Bu değişiklik uyarınca taşınmazın ipotek veya uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacılar payının o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle dava tarihine güncellenerek bedel tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.