YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15928
KARAR NO : 2014/30644
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usulden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevinde olduğundan bahisle davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın … mutlak koruma alanında kaldığı ve idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
….06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın …. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici …. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin temyiz ititrazları yerinde değildir.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
….06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın ….maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici ….maddesinde yapılan değişiklik uyarınca görevsizlik kararı verildiği dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin …/….bendi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının,
a)Vekalet ücretine ilişkin paragrafının hükümden tamamen çıkartılmasına,
b)Yargılama giderlerine ilişkin paragrafın hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı tarafından yapılan yargılama gederlerinin kendi üzerinde bırakılmasına) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, ……..2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.