YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23834
KARAR NO : 2015/23314
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2012/1116-2014/98
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usulden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan delil ve belgelerden davacılar ve murislerinin hissedar olduğu 460 parsel sayılı taşınmazın 1980 yılında Nato Altyapı Ostak Programı kapsamında davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacılar ve murisleri adına çıkartılan noter tebligatlarını mütakip Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/384-2000/305 sayılı kararı ile 6830 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve işbu karara istinaden taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 25.maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar.
Kendisine usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamıyacağından, bu kişilere ait taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine istinaden daha önce tescil kararı verilmesi de dava açılmasına engel tescil etmez. 13.03.2015 gan ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayası Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararın 14.09.2015 günü yürülüğe girmesi ile, 6487 sayılı Yasanın 22.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçiçi 7.maddesinin iptal edildiği anlaşmakla bu maddenin uygulanmasıda mümkün değildir.
Bu durumda, kamulaştırma işleminin;
1-Davacılar F.. S.. Güngüder, İ.. G.. ve T.. G..’e usulüne uygun tebliğ edilmediği ve tamamlanmış bir kamulaştırma işlemi olmaksızın idarece taşınmaza fiilen el konulduğu bu nedenle, adı geçen davacıların tazminat talebinde bulunma imkanın olduğu nazara alınarak işin esasına girilip talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
2-Davacı M.. G..’e kamulaştırma işleminin 1981 yılında ”beyi Zeki Öztürk’e” Murisler Zehra Güngüder ve İbrahim Göçer adına çıkartılan tebligatların ise 1981 yılında “birlikte oturan Eniştesi Zeki Öztürk’e” yapıldığı dikkate alınarak adı geçenlerin tebligat tarihinde birlikte oturup oturmadıkları zabıta marifetiyle ve haricen yapılacak araştırma sonucuna göre, birlikte oturduklarının tesbiti halinde işbu Muris payları ve davacı M.. G.. yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olduğunun kabulü ile davanın reddine, birlikte oturduklarının tesbit edilememesi halinde kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden bahsedilemiyeceğinden işin esasına girilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.