YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27961
KARAR NO : 2015/9449
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme hüküm vermeye elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Dava konusu taşınmazın Kızıltepe Belediyesi tarafından bildirilen özellikleri dikkate alındığında arazi niteliğinde olduğu gözetilerek ekilebilir ürün gelirine göre değer biçilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliği, geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin % 2,5 oranında olacağı gözetilmeden daha az oranda değer düşüklüğü kabulü ile rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tesbiti,
3) İrtifak hakkı tesis edilen bölümde kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere TEDAŞ Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesisine, pilon yerlerinin ise kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması,
4) Davada vekille temsil edilen davacı idare yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmemiş olması,
5)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 04.12.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, bu hususun düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.