YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28176
KARAR NO : 2015/9444
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2014
NUMARASI : 2014/93-2014/466
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
1)Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine ve Belediye Başkanlığı yazısında mücavir alanda olması gözetilerek, objektif değer artırıcı unsurun %100 oranında olacağı gözetilmeden daha az kabul edilerek kamulaştırma bedelinin eksik tespit edilmesi,
2)Bilirkişi kurulunca esas alınan 2014 yılına ait münavebe ürünlerinin İl Tarım Müdürlüğü’nden getirtilerek bilirkişi raporunun denetlenmemesi,
3)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 28.06.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.