YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5261
KARAR NO : 2014/14744
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 26.11.2013 gün ve 2013/11746 Esas – 2013/20783 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onnamış, bu onama kararına karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairemizin 26.11.2013 gün ve 2013/11746-20783 sayılı kararı ile onama kararımız kaldırılarak idari yargının görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş; iş bu karara karşı bu kez davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
HUMK.’nun 442. maddesi uyarınca Yargıtay kararlarına karşı bir defadan fazla karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı gibi,
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edildiği de gözetildiğinde;
Hükmün Dairemizce karar düzeltme aşamasında bozulması doğru olduğundan davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, H.U.M.K’nun 442.maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 228,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.