Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2014/7123 E. 2014/21751 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7123
KARAR NO : 2014/21751
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : ….Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili, birleşen dava ise kamulaştırmasız el atılarak üzerlerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın dahili davalı davalı yönünden davanın görev yönünden reddine, diğer davalılar yönünden husumetten reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar ile davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin, birleşen dava ise kamulaştırmasız el atılarak üzerlerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkındaki davanın idari yargı görevli olduğundan yargı yeri yönünden reddine, asıl davanın diğer davalıları ile birleşen davanın davalıları BEDAŞ Genel Müdürlüğü ve TEİAŞ Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiş; davacılar ile davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekillerince temyiz itirazında bulunulmuştur.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.

Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Dava konusu taşınmazda imar planında olimpiyatpark alanı olarak ayrılmış ise de, mahallinde yapılan keşif sonsarı alınan bilirkişi raporlarına göre, taşınmaza dahili davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşıldığından, bu idare yönünden yazılı gerekçelerle yargı yeri yönünden, diğer davalılar ile birleşen dava davalıları BEDAŞ Genel Müdürlüğü ve … Genel Müdürlüğü yönünden ise husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacılar ile davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.