YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/720
KARAR NO : 2014/14218
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılar vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davacının davaya konu taşınmazı 28.12.1993’te davalı … dan satın aldığı, buna ilişkin resmi senedin düzenlendiği, ancak satışın tapu siciline işlenmediği, daha sonra davalının taşınmazı 11.05.1994’te … isimli şahsa sattığı, taşınmazın bir kaç kez el değiştirdiği, en son dava dışı …’un malik olduğu, bunu öğrenen davacının … aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtıği, … 4. Asliye Hukuk Mahkemisinin 2010/419-919 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedildiği ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanmak suretiyle 17.05.2012 tarihinde kesinleştiği, iş bu davanın da zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK.nun 1007 maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” hükmü yer almakta olup burada, devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür. Kusurun varlığı ya da yokluğu, devletin sorumluluğu için önem taşımayıp, sadece Devletin memuruna rücuu sırasındaki iç ilişkide önemlidir.
Açıklanan nedenlerle, TMK.nun 1007.maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesi gereğince usul ve yasaya uygun düzenlenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle oluşan zararlardan Hazine sorumlu olup, davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
Doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
A) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendindeki (davalılar Hazine ve …’dan müteselsilen) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (davalı Hazineden) kelimelerinin yazılmasına,
B) Hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bend olarak ( davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan … dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.