YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10930
KARAR NO : 2015/16214
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : Bulanık Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2014
NUMARASI : 2013/29-2014/110
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılardan A.. Ç.., M.. D.. vd. vekili ile davalı idare temsilcisi vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar bir kısım davacı ile davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsalden 1,05 kat daha değerli değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca 10 kat daha değerli olduğu kabul edildiği gibi, emsalin satışa ilişkin m2 birim bedelinin emlak vergi değerinin dahi altında olduğu gözetildiğinde rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmazlara yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Değerlendirme tarihi olan 2014 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- A.. Ç.. adına hükmedilen bedele de değerlendirme tarihi olan 19.07.2005 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeden, daha sonraki bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi,
4- Bedeline hükmedilen taşınmazın TMK.nun 999. maddesi gereğince yol olarak terkinine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Belediye adına tesciline de karar verilmesi,
5- Kabule göre de; davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bir kısım davacılar ve davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.