YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10970
KARAR NO : 2015/16188
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2013/531-2014/532
Taraflar arasındaki Asıl dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini, birleşen dava ise satın alma yolu ile kamulaştırılan taşınmazın, arta kalan bölümünde meydana gelen değer kaybına hükmedilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: asıl dava yönünden kabulüne birleşen Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini, birleşen dava ise satın alma yolu ile kamulaştırılan taşınmazın, arta kalan bölümünde meydana gelen değer kaybına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dava yönünden uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak talebin kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; Dava konusu edilen 6749,07 m2 yüzölçümlü 7213 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 2785,64 m2’lik kısmının …. Otoyolu Toplama Yanyolları ……….kesimi ………. kavşağı yapımı nedeniyle kamulaştırıldığı, taşınmazda 1/2 oranında hisse sahibi olan A.. T..’ın kamulaştırılan kısımdaki payına 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. Maddesi uyarınca uzlaşma yolu ile idareye devrettiği, uzlaşma sağlanamayan 1/2 pay sahibi C.. T..’ın kamulaştırılan kısımdaki hissesinin bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini için eldeki davanın açıldığı, yargılama
devam ederken, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 703,35 m2’lik kısımındaki A.. T..’a ait hisseyi C.. T..’ın 06.08.2012 tarihinde satın aldığı, arta kalan diğer kısımların tapuda halen C. ve A.. T.. adına 1/2 oranında hisseli olarak yaşamaya devam ettiği ve taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımları ile ilgili olarak meydana gelen değer kaybına hükmedilmesi için C.. T.. ve A.. T.. tarafından birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak asıl dava yönünden, taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedeli ile kamulaştırmadan arta kalan kısımlarında meydana gelen değer azalışı miktarlarının tespit edilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle asıl davanın davacısı olan idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı olan C.. T.. ve A.. T.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı olan C.. T.. ‘ın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 704,30 m2’lik kısmındaki 1/2 oranındaki payı ile ilgili olarak bozma öncesi ilk kararda % 100 oranında değer kaybı meydana geleceği kabul edilerek hüküm kurulduğu, C.. T.. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazını bulunmadığı ve Dairemizce de bu oran kabul edilmek suretiyle söz konusu kısmın idare adına tescili gerektiğinden bahisle hükmün bozulması ile 704,30 m2’lik kısmındaki C.. T..’a ait 1/2 oranındaki hissenin tam mülkiyet bedelinin ödenmesi karşılığında idare adına tescili yönünde, davacı K.. M.. lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek asıl dava yönünden verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Mahkemece birleşen dava ile ilgili olarak, daha önce dava konusu taşınmazın tamamında 1/2 oranında pay sahibi olan A.. T..’ın taşınmazın kamulaştırılan 2785,64 m2’lik ksımındaki hissesini Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca uzlaşma yolu ile idareye devrettiğinden arta kalan bölümler yönünden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de;
4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ” satın alma” usulü” kenar başlığını taşıyan 8. maddesi, taşınmazın kamulaştırılan kısımlarla ilgili olarak taraflar arasında ayrıca bir anlaşma bulunmadığı sürece tapu kayıt maliklerinin kamulaştırmadan arta kalan kısımlar ile ilgili olarak her zaman dava açma hakkı mevcuttur.
Bu durumda, kamulaştırılan taşınmazın arta kalan bölümü ile ilgili birleşen davadaki talepler yönünden, işin esasına girilerek asıl davada hükme esas alınan rapordaki değer kaybı oranları da gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi,
2-Asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı olan C.. T..’ın kısmi olarak kamulaştırılan taşınmazın, arta kalan ve ifraz sonucu 7213 ada 5 parsel numarasını alan 703,35 m2’lik bölümdeki talepleri ile ilgili olarak, idare adına tescili karşılığında bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de yargılama devam ederken 7213 ada 5 parselde satın aldığı 1/2 hisse ile ilgili birleşen davadaki taleplerini reddine karar verilmesi doğru değildir. Şöyle ki;
Asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı olan C.. T.. ‘ın taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve yargılama devam ederken satın almak suretiyle edindiği 703,35 m2’lik kısmındaki birleşen davanın konusu olan 1/2 payı oranındaki payı ile ilgili olarak % 100 oranında değer kaybı meydana geldiği tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda; söz konusu pay ile ilgili olarak % 100 oranında değer kaybına hükmedilmesi karşılığında taşınmazın mülkiyetinin idareye devri gerektiğinden; taşınmaz mülkiyetinin devrinin, idarece kabul edilmemesi halinde C.. T..’ın % 50 oranında değer kaybı ile yetinip yetinmeyeceği vekiline sorulmak suretiyle açıklatırılmalı, yetinmesi halinde bu bölüm için % 50 oranında değer kaybı üzerinden tazminata hükmedilmeli, kabul etmemesi halinde ise C.. T.. vekillinin 09.07.2014 ve 20.08.2015 havale tarihli dilekçe içerikleri de nazara alınarak talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı olan C.. T.. ve A.. T.. vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad davalılardan K.. M.. harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, 05/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.