Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/12108 E. 2015/16904 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12108
KARAR NO : 2015/16904
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2014
NUMARASI : 2013/228-2014/22

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan H.. K.. vd vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkame davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ile davalılardan H.. K.. vd. Vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan taşınmaz, aynı taşınmazın aynı soy ismi taşıyan paydaşları arasındaki satışı olup, özel amaçlı olabileceği kanaatini uyandırdığından, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın, benzer yüzölçümlü, yakın tarihteki satışı yapılan emsal satışları bildirmeleri için süre verilip, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde taşınmaz başında keşif yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporundaki emsal imar parseli, dava konusu taşınmaz ise kadastral parsel olup, % 40 oranında İmar Düzenleme Ortaklık Payı düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3)Davalılardan H.. E.. hissesini 15.05.2012 tarihinde davacı idareye devretmiş olup, mahkemece bu husus gözetilerek, adı geçen davalının hisse bedeli hesaplama dışında tutulduğu halde, ödeme ile ilgili olarak infazda tereddüt uyandırılacak şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare ile davalılardan H.. K.. vd vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.