Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/13450 E. 2015/15911 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13450
KARAR NO : 2015/15911
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2014
NUMARASI : 2013/20-2014/288

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca DÜZELTİRELEK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 02.03.2015 gün ve 2014/22529 Esas – 2015/3965 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı uyarınca; davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.03.2015 gün ve 2014/22529-2015/3965 sayılı ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacıya ait taşınmazların imar uygulamasına tabi tutularak, …… 4. ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde kaldığı, ….. 1., 2., 3., 4. ve 5. etaplara ilişkin konut ve çevre geliştirme projesi kapsamındaki 1., 2. ve 3. etap çalışmalarının tamamlanıp hayata geçirildiği; 4. ve 5. etap uygulaması nedeniyle dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgede, fiilen çalışmaların başladığı; bu plan kapsamında kalıp da anlaşma sağlanan şahıslara ait tüm konutların ve dava konusu taşınmazların etrafındaki yapı ve muhdesatların da yıkıldığı, bu alan içinde inşaat ve hafriyat çalışmalarının devam ettiği,
muhtelif yerlerde şantiyeler kurulduğu, yapılan yıkımlar nedeniyle yolların, telefon ve elektrik hatlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazlardan yararlanma ve kullanma olanağının kalmadığı, projenin bir bütün olması da dikkate alındığında, dava konusu taşınmazlara davalı idarenin kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan; davacının hissedar olduğu …… 4. ve 5. etapta kalan imar parsellerinin tapuya tescilinin dayanağını oluşturan 81210/1 numaralı parselasyon planı ile oluşan taşınmazlarda, davalı idarenin de hissedar olduğu anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarih ve 5998 sayılı Yasa ile değişik 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin 8. fıkrasında “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim alanı ilan edilen yerlerdeki, belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı İmar Kanununun 15. maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir” hükmü yer almakta olup, davacıların hissedar oldukları taşınmazlarda, davalı idarenin de paydaş olması ve ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olması nedeniyle davacının kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle; mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davacının kadastral 154 parsel sayılı taşınmazdaki payının şuyulandırıldığı ve bedeline hükmedilen 29273 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının iptali ile davalı idare adına tesciline hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi,
2-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı uyarınca;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle Anayasanın 2. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden,
a-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının, 2. bendindeki (…. ada …. parselde) ibaresinden sonra gelmek üzere (…. ada …. parselde) ibaresinin yazılmasına,
b-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının harca ilişkin 4.bendinin çıkartılmasına,yerine (Alınması gereken 22.722,64-TL harçtan peşin ve ıslah yoluyla alınan 196,00TL’nin mahsubu ile bakiye 22.526,64-TL harcın davalı Sincan Belediye Başkanlığı’ndan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı taraftan peşin ve ıslah yoluyla alınan 196,00TL’nin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.