Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/13550 E. 2015/18768 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13550
KARAR NO : 2015/18768
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/21-2014/63

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalara kamulaştırma gününden öceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan taşınmaz kadastro parselleri oldukları halde, emsal taşınmazın imar parseli olarak kabul edilerek m2 birim bedelinden Düzenleme Ortaklık Payı indirimi yapmak suretiyle taşınmazın vergi değerinin yaklaşık 10 katı yüksek değer biçen rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğün’den sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu,
emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dava konusu taşınmazın tünel nedeniyle yapılaşma yasağı getirilen koridor içerisinde kaldığından dolayı arsa niteliği ile işe yaramayacağı anlaşıldığından, tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yeralan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, mahkemece hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline 17.05.2013 tarihinden karar tarihine kadar geçen geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden;
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.