Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/13561 E. 2015/18767 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13561
KARAR NO : 2015/18767
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2012/291-2014/87

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve davalılardan Cihat ve Beşire vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalı vekilin ise aşağıda belirtilen husus haricindeki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
Dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporuna göre kamulaştırılması istenen bölüm haricinde 50 m2’lik bölümde heyelan oluşması nedeniyle bu bölümün de bedeline hükmedildiği ve heyelanın jeoloji mühendisinin raporuna göre ayrı bir faktör olmaması halinde bir kaç metre daha devam ederek sonlanacağının belirtilmiş olması karşısında heyelan olasılığı nedeniyle bu bölümde tarımsal faaliyetin devamı mümkün değildir.
Bu itibarla taşınmazın kayma riski taşıyan bölümleri kesin olarak tespit edilip, bu bölümler için gerekli istinat duvarının yapım bedeli ve kayma riski taşıyan bölümlerin zemin bedeli denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı hesaplanıp, duvar
bedeli fazla ise kayma riski taşıyan bölümlerin bedeline, duvar bedeli az ise hesaplanacak duvar bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bir kısım davalı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine davacıdan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.