Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/14099 E. 2016/12381 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14099
KARAR NO : 2016/12381
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2013/437-2013/651

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş; hüküm, davalı vekillince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Şöyleki;
1)Arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre taşınmazın m² birim bedelinin tespiti ile ve dava konusu taşınmaz ile emsallerin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca resen belirlenen emlak vergisine esas değerleri getirtilerek raporun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmeden soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
Kabule göre ise;

2)6100 sayılı HMK’nun 177. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı kararına göre, bozmadan sonra ıslah suretiyle talep sonucunun arttırılması mümkün değildir. Fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir.
Bu itibarla dava dilekçesindeki miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya hükmedilmesi,
3)Bozma öncesi alınan 16/05/2011 tarihli raporda dava konusu taşınmazın metrekare birim değeri (90TL) olarak kabul edilmiş iken bozma sonrası alınan raporda metrekare birim değeri (100TL) olarak tespit edilmiştir.İlk kararı davacının temyiz etmediği ve bu durumun davalı idare yararına kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.