Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/14117 E. 2015/18700 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14117
KARAR NO : 2015/18700
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2009
NUMARASI : 2006/380-2009/83

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın Antalya B.. B.. yönünden husumetten reddine, M.. B.. yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar ile davalı M.. B.. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Antalya B.. B.. hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M.. B.. aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı M.. B.. vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak,
1-Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu 4520 ada 105 parsel taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile göserilen 2422 m² lik kısmın kurban kesim yeri olarak kullanıldığı, ancak keşif sırasında el atmaya son verildiği ve boş alan olduğu, B harfi ile gösterilen 15812 m²’ lik alanın imar planında ilkokul alanı ve oyun alanı olarak ayrılan boş arsa olduğu, içinde yapılan iki adet trafonun 103 ve 104 parsel numarası alarak ayrı parsel numarası aldığı, krokide C harfi ile gösterilen 16866 m²’lik kısmın kuzey doğu ve batıdaki ana arter niteliğinde olmayan imar yolu olarak kullanıldığı, D ile gösterilen 38 m²’lik kısmına da bitişiğindeki parselde imamevi olarak kullanılan binanın taştığı tespit edilmiştir.
Bu durumda; fiilen el atılan yolun bedelinin davalı Muratpaşa Belediyesi’nden tahsili ile bu kısımdaki davacılara ait tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken, hangi kısımların bedeline hükmedildiği açıkça belirtilmeden infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın diğer hissedarları tarafından açılan ve Dairemiz denetiminden de geçerek kesinleşen Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/390 – 2009/470 sayılı kararında taşınmazın metrekaresine 14.08.2006 değerlendirme tarihi itibariyle 760,00 TL değer biçildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibariyle daha fazla değer biçen bilirkişi kurulundan, güçlü delil niteliğindeki söz konusu dava dosyasındaki bilirkişi raporundan ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
3-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve vekalet ücretine hükmedileceğinden, dava konusu taşınmaza hangi tarihte el atıldığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,
Mahkemece verilen kararın davacılar ile davalı M.. B.. vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan harçların istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.