YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1594
KARAR NO : 2015/15837
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2014
NUMARASI : 2012/86-2014/151
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak,
1)Bilirkişi raporlarında münavebe ürünü olarak alınan buğday, silajlık mısır ve pamuğun dekar başına verim miktarlarının İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2012 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorularak, bilirkişi raporu denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Hükme esas alınan bilirkişi ek-2 raporunda bahsedilen 21.12.2013 tarihli fen bilirkişisi raporuna dosya içinde rastlanmamıştır. Bu eksiklik giderilmeden karar verilmesi,
3) İrtifak nedeni ile oluşan değer düşüklüğü hesap edilirken, taşınmazın tamamından pilon yerinin çıkarılması gerektiği halde bilirkişi raporunda irtifak öncesi alandan pilon yerinin çıkarılmaması sureti ile fazla bedel tespiti,
4)Her taşınmaz için enerji nakil hattı ve pilon yerinin geçtiği yerlerin krokide işaretlettirilmesi ve irtifak bedeli ile mülkiyet bedeli hesabının her taşınmaz için ayrı ayrı hesaplanması gerekirken, toplam yüzölçümü üzerinden usule uyğun olmayan şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
5)İlk bilirkişi raporunda dava konusu 181 nolu parsel hesaplamalara dahil edildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi ek-2 raporunda gerekçe gösterilmeden aynı parselin kamulaştırmaya konu yapılmadığından bahisle hesaplamalara dahil edilmemesi karşısında, …. nolu parselde el atma olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
6)Dava tarihi 02.08.2012 olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendine dava tarihinin 26.07.2012 olarak yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.