YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15967
KARAR NO : 2015/23128
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ : Pervari Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2015
NUMARASI : 2012/462-2015/35
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kısmen meyve bahçesi, kısmen arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak, resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek üzerindeki yapıya değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Kamulaştırılan 607,81 m2 lik alanın ne kadarının tarım arazisi, ne kadarının kapama meyve bahçesi niteliğinde olduğu ve münavebe ürünü olarak değer biçmede esas alınan sebzelerin ayrıntılı ve açıkça neler olduğu belirtilip, her birinin net gelirine göre hesaplama yapılması ile taşınmazda kapladığı alana göre ayrı ayrı değerinin tespit edilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan sebze ve meyve bahçesinin metrekare değerlerinin ortalaması alınmak suretiyle usule uygun olmayan şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
2- Davacı idarenin harçtan muaf olduğu ve peşin harç alınmadığı halde, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin ve ahırın, niteliği, yüzölçümü, yapı grubu bakımından kıymet takdiri ve bu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece yeniden keşif
yapılarak yapıların tüm özellikleri tespit edildikten sonra bu husustaki mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmak suretiyle yapıların nitelikleri belirlenip sonucuna göre değerlerinin tespiti gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
4-Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan 2 katlı binanın birinci katı olan ahır ve bitişiğindeki depo 1. sınıf (B) grubu yapı sınıfında olduğu halde, 2. sınıf (B) grubu yapı sınıfında; arı kovanı konulan yapı 1.sınıf (A) grubu yapı sınıfında olduğu halde, 1.sınıf (B) grubu yapı sınıfında kabul eden bilirkişi raporu hükme esas alınarak fazla bedele hükmedilmesi,
5-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak, gelir metoduna göre tespit edilen m² birim bedeline % 40 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği halde, bu oranın % 100 kabulü ile fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.