YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17825
KARAR NO : 2015/23739
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2014
NUMARASI : 2010/381-2014/61
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile belediye cevabi yazısı ve bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan rapor bu yönteme uygun düzenlenmemiştir. Bu nedenle rapor geçersizdir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğü’nden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu,
emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılardan depo ve mesken olarak kullanılan binanın kıymet takdir raporunda belirtilen alanı 166,22 m² bilirkişi raporlarında ise 152 m² olarak gösterilmiş olmasına rağmen oluşan çelişki giderilmemiştir.
Bu nedenle yeniden yapılacak keşifte yapıların alanları tespit edilip oluşan çelişki giderilerek sonucuna göre bedel tespiti gerektiği düşünülmeden hüküm kurulması,
3)Zemini arsa niteliğindeki taşınmaz aynı zamanda kapama karışık meyve bahçesi niteliğinde olup, kapama bahçe değeri hesaplanıp bu değerden çıplak arazi değeri indirilerek aradaki farkın ağaç bedeli olarak hesaplanması ile yetinilmesi gerekirken, kapama meyve bahçesi olarak hesaplanan değerine ayrıca objektif değer artışı uygulanması suretiyle fazla bedel tespiti,
4)Ağaç bedeli tespit edilmesi sırasında gerek çıplak arazi değeri hesaplanırken gerekse kapama meyve bahçesi değeri hesabında üretim giderleri içinde sermaye faizi, genel idare giderleri ve kira kalemlerinin dahil edilmesi suretiyle eksik bedel tespiti,
5)Kamulaştırma bedeline 05.12.2010 tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, faizin bitiş tarihinin kararda gösterilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.