YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25304
KARAR NO : 2016/12447
KARAR TARİHİ : 22.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
1)Davalılardan … ve … ‘a mahkemenin gerekçeli kararı Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğe çıkarılmıştır.
Tebligat Kanunun 35. maddesinin 11/01/2011-6099 sayılı kanunun 9.maddesi ile değişik 2. fıkrasında; “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Adı geçenlerin gerekçeli karar tebligatı çıkartılan adresinde, daha önce yapılmış geçerli bir tebligat dosyada bulunmadığından, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılmış geçerli bir tebligattan söz edilemez.
Bu nedenle mahkemenin gerekçeli kararının adı geçen davalıların öncelikle mümkünse Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gereği Mernis adreslerine, mümkün olmaması halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi ve Tebligat Kanununun 28. maddesinde yazılı tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden, resmi ve özel müessese ile dairelerden ve ayrıca zabıta marifetiyle araştırılarak, tespit edilen adreslerine gerekçeli karar ile davacı idarenin temyiz dilekçesi usule uygun tebliğe çıkartıldıktan; adreslerinin tespit edilememesi halinde ilânen tebligat yapıldıktan ve temyiz süresi de beklendikten,
2) Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulduktan,
3) Değerlendirme tarihi olan 2014 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırıldıktan,
4) Dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye, belediye binası, vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıklarının halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten,
Sonra, birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.