Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/25572 E. 2016/13529 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25572
KARAR NO : 2016/13529
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2015
NUMARASI : 2014/618-2015/311

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan R.. Ş.. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan E.. B.. hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve davalılardan R.. Ş.. vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2014/26557E. ile 2014/26555E. sayılı ilamları ile denetiminden geçen Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/61 ve 2014/66 esas sayılı dava dosyalarında 27.01.2014 değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza komşu olup aynı amaçla kamulaştırılan benzer nitelikteki 1826 ve 1825 parsel sayılı taşınmazların metrekaresine 144,00-TL değer biçildiğinden, bilirkişi kurulundan komşu parseller için tespit edilen m2 değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmında davalılara isabet eden payın iptaline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hisseye düşen yüzölçümünün iptaline karar verilmek suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
3)Tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele 17.11.2014 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi ve faizin karar tarihine kadar işletilmesi gerektiği hususunun hüküm fıkrasında belirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare ve davalarından R.. Ş.. vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.