YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25614
KARAR NO : 2016/13785
KARAR TARİHİ : 06.10.2016
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usulden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanılarak çıkartılan ve Resmi Gazete’de 06/08/1985 tarihinde yayımlanan baraj inşaatı için yapılan kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırması Hakkındaki Yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca,
Taşınmazın; baraj inşası için yapılan, kamulaştırma sahasının mücavir alanında olup olmadığının; Kamulaştırmanın kesinleşmesini takiben idarece ilan yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilanın indirildiği günden itibaren taşınmaz mal sahibi veya müşterek ve iştirak halindeki mülkiyet durumlarında paydaşların tamamı tarafından bir yıl içerisinde kamulaştırma talebinde bulunup bulunulmadığının araştırılması gerekir.
Bu durumda; Kamulaştırma Kanununun 12.maddesi uyarınca açılan davaların görülme yeri adli yargı olduğundan, işin esasına girilip davacının talebinin yasal şartları taşıyıp taşımadığı araştırılıp, taşıdığının tespiti halinde keşif yapılarak, alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.