Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/26166 E. 2016/13473 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26166
KARAR NO : 2016/13473
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

TARİHİ : 03/07/2015
NUMARASI : 2014/517-2015/340

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya maliklerden Yakup, Zülfi, Cemile, İsa, H.. İ..’a ait veraset ilamlarını alması ve mirasçılarını davaya dahil etmesi için yetki ve kesin süre verilmiş, verilen bu kesin süreye uyulmadığından taraf teşkili sağlanamadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararın dayandığı gerekçe dikkate alındığında davalılar Yakup, Zülfi, İsa, Himşo İlban yönünden davanını reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir, Ancak;
1 -Davalılardan Şirin ve M.. İ..’a ise dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, bu davalılar yönünden işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Dava konusu taşınmazda pay sahibi olduğu anlaşılan C.. İ..’a yapılan dava dilekçesi yeni adresi bilinmediğinden iade edildiğinden, bu davalı yönünden mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.02.2011 gün 2010/5-546-2011/11 sayılı kararı da dikkate alınarak adres araştırması yapılıp, kendisine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, ölü ise Kamulaştırma
Kanununun 14/5. maddesi uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.