YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26512
KARAR NO : 2016/14110
KARAR TARİHİ : 13.10.2016
MAHKEMESİ … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
1) Davalılardan …’e gerekçeli karar ve davacı idarenin temyiz dilekçesinin tebligatı geçersizdir. Şöyle ki;
Adı geçen ile diğer davalı … farklı adreslerde oturmalarına rağmen tebligat parçalarında “aynı adreste birlikte oturan gelini …’e yapıldığının yazıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda;
Adı geçenin adresi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi ve Tebligat Kanununun 28. maddesinde yazılı tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden, resmi ve özel müessese ile dairelerden ve ayrıca zabıta marifetiyle araştırılarak, tespit edilen adresine mümkün olmaması durumunda Tebligat Kanununun 10/2.maddesi gereğince adres kayıt sisteminde bulunan adresine gerekçeli karar ile davacı idarenin temyiz dilekçesinin tebliğe çıkartıldıktan, adresinin tespit edilememesi halinde ilânen tebligat yapıldıktan ve temyiz süresi de beklendikten,
2) Bilirkişi kurullarınca incelenen ve değer biçmeye esas alınan Kazimiye Mahallesi 186 ada 59 ve 1519 ada 2 parselle sayılı taşınmazın, bilirkişi raporlarında belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğü’nden getirtildikten,
3)Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulduktan
4) Değerlendirme tarihi olan 14/02/2014 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırıldıktan,
5) Dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak değerlendirilen taşınmazların, birbirlerine ve hükûmet konağı, adliye, belediye ve hastane gibi yerlerin aralarındaki mesafeler de gösterilmek suretiyle şehir planı üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten,
Sonra alınacak cevaplarla birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi