YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3838
KARAR NO : 2015/14251
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2014
NUMARASI : 2013/251-2014/587
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dava konusu 3225 ada 68 parsel ile ilgili açılan davanın kabulüne 3225 ada 69 parsel ile ilgili davanın ise, idari yargı görevli olduğundan bahisle reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere göre 3225 ada 68 parsel ile ilgili olarak açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı Ç.. B.. vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu edilen 3225 ada 69 parsel sayılı taşımazın öncesinde 16318 metrekare yüzölçümlü iken İmar İdare Heyetinin 22.07.1975 tarih ve 627 sayılı kararı ile onaylanan 66300/A nolu parselasyon planı ile düzenlemeye alınarak, 2076 metre karelik kısmının imar Düzenleme Ortaklık Payı olarak kesilip, 9020 metrekaresinin muhtelif imar ada ve parsellerine şuyulandığı, 5222 metrekarelik kısmının ise kamulaştırma olarak ayrılıp, parsel uhdesinde bırakıldığı ve halen tapuda malikleri adına yaşamaya devam eden bu 5222 metrekarelik bölümün imar planında çocuk bahçesi kullanımına tahsis edildiği, dosyada mevcut 31.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda bu taşınmaza fiilen el atılmadığının bildirilmesine rağmen, aynı taşınmazla ilgili olarak Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 2008/1127 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında yapılan keşif sonrası düzenlenen raporda 3225 ada 69 parselin ayırma çapı düzenlenmeden 66300 nolu planla düzenlemeye alınması nedeniyle, uygulama sonrası zeminde kamulaştırma olarak ayrılan yerlerin bir karşılığının bulunmadığının bildirildiği ve bu nedenle izale-i şuyu davasının reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava konusu edilen 3225 ada 69 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak dosyada mevcut fen bilirkişi raporu ile aynı taşınmaza ilişkin Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1127 esas sayılı dosyasında yer alan fen bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için refakate resen alınacak fen bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılarak, 5222 metrekare yüzölçümlü 3225 ada 69 parsel sayılı taşınmaza ilişkin çap kaydı zemine aplike edilerek, öncelikle bu taşınmazın arz üzerinde gösterilmesinin mümkün olup olmadığı ve zeminde taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı belirlenip, fiilen el atılmadığının tesbiti halinde 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan dava dilekçesinin reddine, taşınmazın zeminde imar ada ve parselleri altında hamur haline geldiğinin ve yerinin gösterilmesinin imkan dahilinde bulunmadığının tesbiti halinde ise kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile 3225 ada 69 parselle ilgili davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve taraflardan peşin alınana temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.