YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3915
KARAR NO : 2015/15826
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/02/2012
NUMARASI : 2011/686-2012/184
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;
1)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu arsa vasfındaki taşınmazın, kıyasi emsal kabul edilen taşınmazlardan, yüzölçümü olarak çok daha büyük, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma yönünden eşdeğerde ve …….. karayoluna da cepheli olduğu, sadece resmi kurum ve kuruluşlara, iş ve alışveriş merkezlerine başka bir gerekçe gösterilmeden biraz daha uzak olduğu belirtilerek, ….. ada …. parsel sayılı emsalden 1,44 kat, …. ada …. parsel sayılı emsalden 1,72 kat ve …. parsel nolu emsalden ise 1,2 kat değersiz olduğu açıklanarak re’sen m2 bedeli 60 TL olarak belirlediğinden rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ile
bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıkları halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmaz üzerindeki binaların değeri tespit edilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan m2 bedelinin, eskale edilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3)…. Belediyesi’nden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede düzenleme ortaklık payının ne oranda uygulandığının sorulmaması,
4)Bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş, cins, verim durumları ve adedi belirtilerek, İlçe Tarım Müdürlüğü’nden resmi veriler getirtilerek maktuen değer biçilmesi yerine, idarenin kıymet takdirinde belirlediği değerin belirtilmesiyle yetinilmesi,
5)Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı adına bankaya bloke edilen miktarın, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
6)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 09.01.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.