YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4543
KARAR NO : 2015/18050
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece 08.12.2014 gün 2012/998 esas 2014/467 sayılı ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin mahkeme kararının miktar yönünden kesin olduğu; öte yandan, bu tür davalardaki değerlendirme tarihinin belirlenmesi hakkındaki 6487 sayılı Kanunun 21. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesinde yapılan değişik düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkemece verilen asıl karar tarihinden sonra iptaliyle ortaya çıkan durumla ilgili olarak ise davacının fazlaya dair haklarını saklı tutuğu gözetildiğinde ancak kararın kesinleşmesinden itibaren (30) gün içinde ek dava açılabileceği anlaşılarak reddine karar verilmiş, davacılar vekilince bu karar da temyiz edilmiştir.
Davanın niteliği gereği ve temyiz edenin sıfatı itibariyle kesinlik sınırının uygulanmayacağından yerel Mahkemece verilen temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 gün ve 2013/95 – 2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin; “2981 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedellerinin borçlu idarelerce ödenmesine” ilişkin usulü düzenleyen on ikinci fıkrası Anayasanın 2, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Bu durumda; imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen ya da davacı lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması davalarında, 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 6. maddenin on ikinci fıkrasının uygulanması mümkün olmadığından,
Taşınmazın dava tarihindeki değerini belirleyen rapora göre hüküm kurulması gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma hacının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.