Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/4782 E. 2015/17836 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4782
KARAR NO : 2015/17836
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ : İspir Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/242-2014/56

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekili ile bir kısım davalılar tarafından verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, karşı dava ise el atmanın önlenmesi, mümkün olmadığı taktirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar N.. A.. ve M. S. S. süresi geçtikten sonra temyiz itirazında bulunduklarından temyiz taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı idare vekili ve diğer davalıların temyizine gelince;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca ve mahkemece emsal olarak kabul edilen satışlar dava konusu taşınmazdan daha farklı bir mahallede olduğu gibi, yüzölçümleri de dava konusu taşınmazdan çok daha küçüktür. Bununla birlikte dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul
edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsallerden daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsallerin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü özel amaçlı olmayan satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 75,02 m2’lik bölümün yüzölçümü ve geometrik durumu gözönüne alındığında bu kısmın da kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 607,64 m²’lik kısımda %30 değer kaybı olacağı düşünülmeden, daha fazla değer kaybı veren rapora göre hüküm kurulması,
4-Dava konusu 84 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan bölümünün davalılar üzerindeki tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekili ile bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.