YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4883
KARAR NO : 2015/18113
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazın bitişiğinde olan 182 parsele ilişkin olarak … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1 esas sayılı dava dosyasında taşınmazın metrekaresine 2012 yılına ilişkin olarak aynı değerlendirme tarihi itibari ile 69,00 TL. değer biçildiği halde, bu davada 2014 yılına ilişkin olarak 117,00 TL. üzerinden değer biçildiği, kaldı ki; Aynı taşınmaza ilişkin … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/887 esas sayılı davasında 17.05.2012 tarihi itibari ile taşınmazın metrekaresine 94,60 TL üzerinden değer biçildiği göz önüne alındığında da 12.02.2014 yılına ilişkin olarak bu davada 117,00 TL metrekare bedel tespit eden bilirkişi raporu inandırıcı değildir.
Bu durumda; Taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu
Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmaz üzerinde dava konusu yapılan hat dışında iki ayrı enerji nakil hattı daha bulunduğundan, bu hatlardan kaynaklanan değer düşüklükleri toplam taşınmaz bedelinden indirildikten sonra dava konusu enerji nakil hattından kaynaklanan irtifak ve pilon yeri bedelleri hesaplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın niteliği, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahına göre irtifak hakkından kaynaklanan değer düşüklüğü oranı % 2 den fazla olamayacağı halde, bu oran daha yüksek alınarak, fazlaya karar verilmesi,
4-Tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması,
5-2942 sayılı kamulaştırma kanununun 10. maddesine 6459 sayılı yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 aylık süre içinde sonuçlandırılmadığından Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak kamulaştırma bedeline 13.06.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.