Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/6822 E. 2015/17987 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6822
KARAR NO : 2015/17987
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/09/2014
NUMARASI : 2014/498-2014/776

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın kapama nar bahçesi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi doğru olduğu gibi, kamulaştırılan taşınmaz, baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yaşı ve keşif tarihi itibari ile 6495 sayılı yasa uyarınca köyde yapılan ilanın askıdan indiği 12.09.2013 tarihinden önce yapıldığı sabit olup, Kamulaştırma Kanununun 25/2. maddesi uyarınca yapı bedellerinin tahsiline karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle; bilirkişi raporunda yazılı özelliklere göre eksik imalat oranının % 40 olacağı gözetilerek yapı bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine davacıdan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.